Çocukluk Sabunuyla Yeniden Buluşma

Bazen anneme benim küçüklüğümü özetlesene derim. O da hemen derki:
-Senin küçüklüğün ne olacak Belkıs.Anca su ve sabun!

Evet,küçükken aşırı derecede titiz ve ev işleri ile eğlenen bir çocuktum.Çünkü kardeşimi çok kıskanırdım ve ona uyunmayayım diye beni oyalayacak şeyler yaptırırlardı.O zamanlar yerdim ben de napim.Aman da kızım gelsin çoraplarımı yıkasın,aman da yavrum gelsin mantı kapatsın,vay benim güzelim çekmeceyi düzlesin,aman da vay vay camı silsin hohlaya hohlaya! :))

Ahahah şimdi hatırlayınca,çok da keyifliydi ama. Tek kötü yanı bu işlerden çoktaaan sıkılmış olmam. Küçükken kendi bezim ve kardeşimin bezlerini de güneşte bekletip,balkonda güzelce yıkardım.Hep bir şeyleri köpürtmek ve mis gibi halini koklamak alışkanlığı olmaya başladı.Bu gidişat ilkokula geçince son buldu.Fazla deterjana maruz kalmaktan avuç içlerimde kırmızı benekler oluyor ve ödev yapmama engel oluyordu.O yüzden sabun bana yasaklandı ve ben de zaten çoktaaan pasaklı olmayı seçtim. 😀

Artık her şeye sabunla müdahale edeceğim.Bir ara denemiş ve yarı yoldan dönmüş olduğum karara yeniden şans veriyorum. Ayda bir sabun bitirsem,burada bir yıllık sabunum var demektir! 😉 Yeniden,saça başa-köşeye bucağa-çamaşıra bulaşığa sabunla müdahale etmek istiyorum. Birazdan sabunla saç yıkama olayına pes etmeden başlayıp sonucuna bakacağım. 🙂

Ama kolay olmayacağından da eminim. Saçımın diplerine suyun ulaşması on dakika,köpürtmek on beş desek ben baya bir saat kaybolurum. Eh, artık dekor olmaktan kurtuldu koleksiyonum.

Veeeee,
Siz sormadan söyleyeyim;
Zeytinyağlı defneyi seçtim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir